Biz bir gün bir fotoğraf çekmek istedik. Makinalar, kostümler, aksesuarlar,objelerle gittik güneşi kaçırmadan. Gelen geçen, durup gözetleyen, bekleyip duran, binalardan sarkıp bakan, laf atan, seven sevmeyen, polis çağırmaya kalkıp vazgeçen tüm kasabalı dostlarımıza selam buradan...
15 yilda toplam 20 kez geldigim (ve hesapladigimda kalis suremin nereden baksan bunca yil icinde 365 gunu buldugu) bu guzelim isiklar kentinden, en taze haberler su vaziyette saygideger abilerim, ablalarim ve de degerli feysbuk cevrem: 1) Kim demis Turk gencleri cep telefonu bagimlisi diye? Buradakiler daha da azitmis isi azizim. Gozleri hep ekranlarinda, ustelik kafalarinin yarisini kaplayan rengarenk kulakliklarla muzik dinlemeyeni kenara cekip bir guzel dovuyorlar arada bir kanimca. 2) Evler cok kucuk ondan mi yoksa insanlar yaslaninca kuculuyor, eee haliyle burada da yasli cok ondan mi bilmem, omru hayatimda gordugum en kucuk 2 kisilik yataklar bu kentte satiliyor. Bizde mumla arasan 1.20x1.60 yatak bulamazsin mesela.. Hep hala en buyugu en zengin gosteriyor zannedenler yuzunden bu yokluklar, ahh ah! 3)En turistik, en manzarali, en baba fiyatli noktalardaki hicbir pasaj, kafe ve bar tuvaletinin klozetinde hadi kapagi gectik, uzerine takilan oturma seysi yok. Boylece otomat...
Anti-Kahraman'dan yürüttüm bu fotoyu, onu da hemen söyleyeyim (teşş). O balkonlarin altindaki belin inceligini nasil kiskaniyorum ama.. Blog karasularında, hep mi kasabadan bahsedeceğiz abicim? Kediden kuştan, tereden semizotundan, börtü böcekten, daldan çayırdan, yosundan rüzgardan, salyangozdan baykuştan, derken....Nayırrr... Hepimizin nefes almaya ihtiyacı var, sanırsam. Ben şahsen 20 doz(yeminle) "Santana'dan Corazon Espinado" alarak toparladım kendimi bu akşam. Biz birgün bir kursa gittik, hayatımız değiş(me)di, zorlaştı aksine. Öğretenlerden çok öğrenmek gerektiğinden mi, egomuzu taçlandırmak için yıllar mı çoğaldı, yoksa imzamız giderek giderek herşeyden daha mı değerli oluyor bizim için, artık her ne işse, kendimi, öğrendiğimi, ürettiğimi ciddiye alan biri olarak bir sergiye hazırlanıyorum. Bu arada Satürn Merkür'le cilveleşiyor bu ay, Uranüs de bizi tepeliyor olsa gerek, her yaptığımı birden beğenmeyip bozyapa çeviriyorum. Bir büst var koleksiyond...
Tam Julie&Julia'yı izlemişim, kadın hayatında koca desteğine bir kez daha hayran olmuşum, şu bizim bloğu da yazmıyorum epeydir, dedim. Girdim nete. Bu çok önemli, 2 kadın da başarıyorsa kocaları tahammül edip destek verdiği içindir. (Beste'yi okudum ki amaninnn, ne güzel şeyler yaşamış, yazmış, yorum yolladım, kutladım, sonra işe koyuldum.) (Nora Ephron'un başka filmlerini izledik mi, bilmiyorum, araştıracağım.) Filmi basından okuyordum da Golden Globe'da Meryl Streep en iyi kadın oyuncu adayı olunca liste ile gittiğim dvd'cide buluverdim. Hemen hayatı durdurdum. Müthiş bir oyunculuk, geçen sene Doupt'ta izleyip gebermiştik. Ne üretken bir kadın...
Yorumlar
Yorum Gönder